01 - Sus Konuşma
02 - O
03 - Kardelen
04 - Bazı Yalanlar
05 - Bir Damla Gözyaşı
06 - Yağmur
07 - Oğul
08 - Gemiler
09 - Kişisel Bir Şey
10 - Dünya
SUS KONUŞMA
Küçüktüm, ufacıktım
Bir dilenci kraldım çok yürüdüm
Çok acıktım
Kalbim sızlar, yüzüm gizler
Bir tren camından dünyayı gördüm
Haline üzüldüm sus, konuşma!
Sözler kimin umurunda?
Son bir öpücük yeter
Açık yaralarıma belki
Sen umutsuzluktan sessizsen
Hem zaten her zaman kaybettik
Sen ve ben
Hayat bir yarış dersin hep
Bir meydan savaşı, bir kavga
Sakın yara alma
Sen bir kağıt gemisin gasteden
Kıvrımların açılırken yorulmaz mısın
Her gün ölmekten
` O `
O her şeyi kendi yanında görüp
Almak istediğini alır
Başka şey düşünmez
Beni unuturdu
Onun her anı heyecan dolu
Beni üzdüğü zamanlarda bile
Yokluğunu hissetmek
Beni korkuturdu
Ben her şeyi onun için,
Onun yanında yaparken
O hepsine uzaktan bakardı bir yabancı gibi
Her sözümü dinliyor gibi beni kandırırken
İçinden geçen binlerce ses bastırırdı sesimi
O her günü yeni bir umutla
Bekler gibi görünür
Yarına inanmaz, beni avuturdu
Onun her anı heyecan dolu
Beni üzdüğü zamanlarda bile
Yokluğunu hissetmek
Beni korkuturdu
KARDELEN
Bir telefon çığlığıyla
Yalnız bir güne uyandım
Bir an yanımdasın sandım
Dün de yok, yarın da yok
Sonsuz bir şimdi içinde
O an nefessiz kaldım
Başka türlü bir şey bu
Yalnız seni isteyen
Başka türlü bir şey bu
Sen gelsen aniden
Kardelen, uçup gittin elimden
Peki, yine döner misin?
Sen, kardelen, açıversen yeniden
Beni yine sever misin?
Aynı cümleyi on kere okurum
Bir şey anlamam, çünkü aklım sende
Eski bir rüya uğruna
Başka bir rüyaya tutundun, keşke
Anlasan sen de
Başka türlü birşey bu.
BAZI YALANLAR
Yorgun görünüyorsun, biraz uzan istersen
Sever gibi yapma artık
Daha henüz vakit varken
Bir kaç yaralı ruh
Bir kaç bira şişesi
Elimizde bunlar var
Mutlu olmaya yetmez ki aşk
Yalanlarımız güzel, inanması zevkli
Bir şey sevmeye değerse
Ölmeye değer mi?
Bir kaç uyku hapı
Bir kaç kıskançlık krizi
Elimizde bunlar var
Mutlu olmaya yetmez ki
Bazı yalanlar güzel, bazı gerçekler acıymış
Bazı ölümler uzun, bütün hayatlar kısaymış
Çalışmış, kaybetmiş, koşmuş, yorulmuştuk
Birbirimize içmeden dokunamaz olmuştuk
Bir kaç kalp ağrısı, bir kaç imdat çağrısı
Elimizde bunlar var, mutlu olmaya yetmez ki
BİR DAMLA GÖZ YAŞI
Tüm kaybolanlar, kaybolmuşlara
Rastlarsa zamanın birinde
Tek bir damla gözyaşım göle düşerse
Ellerimden kayıp gidince
Bir uyansam uykumdan
Bir damla gözyaşı var ellerimde
Sonunda görürüz belki sen de, ben de
Uçsuz bucaksızız bu yalnız şehirde
Yaşam sevincin duruyor mu
Hala içinde?
Sustun, konuşmadın
Sözcükler bitince
Bir uyansam uykumdan...
YAĞMUR
Dayanmak zormuş meğer
Sonu belli oyunlara
Reddetmeye gücün yoksa eğer
Oysa ki özgürlüğü seçmek
Başka vücutlar sevmek
Bir şehri tam kalbinden
Beyninden
Vurup gitmek
Var aklımda
Bir yağmur çok uzaklardan çağırıyor
Gelirsen, severim diyor
Her maske bir şey söyler
Nefretler sevgiler
Bırak artık sevmiyorsan eğer.
*OĞUL*
Kurumuş kuyunun suyu
İncirin sütü çoktan çekilmiş
Bir zamanlar dünya sandım bahçeyi
Ayrık otları dikenler bürümüş
Bardaktaki su, denizde kum
Kadar umarsızdım
Bir zamanlar dünya sandığım bahçeyi
Ayrık otları dikenleri bürüdü
Anne, ben geldim
Dizlerin duruyor mu başımı koyacak?
Anne, ben geldim
Ben, oğlun, hayırsızın.
GEMİLER
Bir an için çıksam
Hayatımdan
Yanık tenli omuzunda
Haykırsam maziden, uzaklardan
Şu anda yanında
Deniz rüzgara karışmış güneşte
Dalga sesleri vardı gülüşlerde
Sen geçerken sahilden sessizce
Gemiler kalkar yüreğimden
Gizlice...
KİŞİSEL BİRŞEY
Kişisel bir şey değil bu
Yaşamak zor buralarda
Kimdendi bu yara diye
Kalbine sorduğunda
Gerçeği istiyorsan
Diyeceklerimi unuttum
Garip geliyor dostlar
İz bırakmadan kaybolunca
Bilirim geri gelmezler, ama
En güzel günleriydi onlar hayatımın
Bazen bir fısıltı çıkar
Bağırmaya çalışınca
Tek bir umut bile yok mu
İnsan geçmişle yaşayınca
Son kez inan yalan olsa da
Bazen bir rüya yeter
Kendimi kandırabilirim
İkimizde görürsek eğer
DÜNYA
Herkes gibi
Olmayan hayaller peşinde
Yalnızım
Kelimeler acıtır canımızı
Bilmeden
El yordamıyla koşarken
Dinle artık duymuyoruz
Yalama hayaller
Sonunda
Dünya aslında
Yanı başımızda